İçeriğe geç

Istihlak ne demek tasavvuf ?

İstihlak Ne Demek Tasavvuf? Geçmişin Derinliklerinden Günümüze Yansıyan Bir Anlam Arayışı

İstihlak kelimesi, ilk bakışta günlük dilde pek sık karşılaşmadığımız, ama derinlemesine incelendiğinde insan ruhunun en derin köklerine dokunan bir terimdir. Tasavvufla olan ilişkisi, onu sadece bir tüketim eylemi olmanın ötesine taşır ve insanın içsel dünyasında bir yolculuğa çıkarır. Ancak bu kavramın tarihsel kökenleri ve gelişimi, sadece bir felsefi düşünce olarak değil, aynı zamanda toplumsal dönüşüm süreçlerinin de bir yansıması olarak karşımıza çıkar.

Ben bir tarihçi olarak, bir yandan geçmişin derinliklerinden izler sürerken, diğer yandan bu izlerin bugüne nasıl yansıdığına bakmaya çalışıyorum. İstihlak, zamanla nasıl değişti, dönüştü ve farklı toplumsal yapılarla nasıl etkileşimde bulundu? Şimdi, bu soruları daha detaylı inceleyerek, tasavvufun ışığında istihlakın ne anlama geldiğini anlamaya çalışalım.

İstihlakın Tarihsel Süreci: Tüketimden Maneviyata

İstihlak, köken olarak Arapça bir kelime olup “tüketmek” anlamına gelir. Ancak tasavvuf felsefesinde bu kelime, sıradan bir tüketim eyleminden çok daha derin bir anlam taşır. Tasavvufî literatürde, insanın dünyevi arzulardan, maddi tüketimden ve egoist isteklerinden sıyrılarak, yalnızca Allah’a yönelmesi gerektiği öğretilir. Bu bağlamda, istihlak, tüketmekten çok, ruhsal bir arınma sürecini ifade eder.

Orta Çağ İslam dünyasında, tasavvufun etkisiyle, insanların “dünya” ile ilişkileri yeniden şekillenmiştir. Bu dönemde sufiler, dünyevi istek ve arzuları bir kenara bırakmaya, sadece ruhsal saflık ve Allah’a yakınlaşma arayışına yönelmeye başlamışlardır. Böylece istihlak, bir anlamda “dünyayı terk etmek” veya “dünyadan el etek çekmek” anlamına gelir.

Bu anlayış, tasavvufun ana çizgilerinden biri olan nefsin terbiye edilmesi fikriyle de uyumlu bir kavramdır. İnsan, ruhunu maddi arzulardan temizleyerek, Allah’a daha yakın bir hale gelir. Tüketimin, maddi şeylerin ön planda olduğu bir dünyada, sufiler bu dünyadan sıyrılarak manevi bir yolculuğa çıkarlar. Yani, istihlak sadece bir kavram olarak değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi olarak karşımıza çıkar.

Osmanlı İmparatorluğu ve Tasavvufî Dönüşüm: İstihlakın Toplumsal Yansıması

Osmanlı İmparatorluğu’nda tasavvuf, toplumun her katmanında önemli bir yere sahipti. Bu dönemde, sufilerin öğretileri sadece bireyler üzerinde değil, aynı zamanda toplumsal yapılar üzerinde de etkili olmuştur. İstihlak kavramı, toplumsal dönüşüm süreçlerinde ve bireysel manevi yolculukta önemli bir yer tutar. Tüketimin daha çok manevi bir öğreti haline dönüşmesi, Osmanlı’da da sufilerin geniş bir takipçi kitlesine sahip olmasına neden olmuştur. İslam’ın mistik öğretileri, halk arasında derin bir manevi bilince ve kendini sorgulama sürecine yol açmıştır.

Mevlevilik gibi tasavvuf ekollerinin etkisiyle, insanlar dünyevi hazlardan uzak durarak, daha içsel bir huzur arayışına girmişlerdir. Mevlevi dervişlerinin örneğinde olduğu gibi, sadece fiziksel olarak tüketimden kaçınmak değil, ruhsal anlamda da bir içsel doygunluk hedeflenmiştir. Bu noktada istihlak, dünyevi bir yoksunluk olarak değil, aksine manevi bir doyum ve zenginleşme olarak algılanmıştır.

Modern Dönemde İstihlak: Tüketim Kültürünün Yükselmesi

Günümüz dünyasında ise istihlakın anlamı, belirgin bir şekilde değişmiş ve dönüşmüştür. Modern toplumlarda, özellikle kapitalist sistemin etkisiyle, tüketim yalnızca ekonomik bir faaliyet olarak değil, aynı zamanda toplumsal bir değer haline gelmiştir. Artık insanlar daha fazla tüketmek, daha fazlasına sahip olmak adına yaşamlarını şekillendiriyorlar. Bu durum, toplumların manevi boşluklarını maddi şeylerle doldurma çabasını da beraberinde getirmiştir.

Ancak, bu noktada ilginç bir karşıtlık vardır: Tasavvufî anlamda istihlak, sadece ruhsal bir arınma ve Allah’a yönelme olarak görülürken, günümüz dünyasında istihlak, daha çok maddi tatminin peşinden gitmeyi ifade eder. Peki, bu iki anlayış arasında bir köprü kurmak mümkün müdür? Modern dünyada bireyler, içsel huzuru ve tatmini yalnızca maddi tüketimle mi buluyorlar, yoksa yine de tasavvufî öğretilerin etkisiyle bir içsel arayış içinde miyiz?

Geçmiş ve Günümüz: Birbirine Paralele Olan Yükseliş ve Düşüşler

Bugün, istihlak kavramı, tarihsel süreçlerin bir ürünü olarak, hem dünyevi tüketimin zirveye ulaşması hem de manevi boşluğun artması arasında bir denge kurmaktadır. Geçmişteki sufilerin, tüketimden arınarak içsel bir huzura ulaşma çabaları, günümüzde bir anlamda tersine dönmüş gibi görünse de, aslında hala insanın en temel sorularına yanıt arayışının bir yansımasıdır.

Peki, geçmişin sufilerinin içsel yolculukları, modern toplumda bireylerin tükettikçe boşluklarını doldurmaya çalıştığı bu dönemde nasıl bir anlam taşır? Bu soruya yanıt bulmak, yalnızca bireysel bir çaba değil, toplumsal bir dönüşüm sürecinin de farkına varmak anlamına gelir. Geçmişin öğretilerini anlamak ve onları günümüzle ilişkilendirmek, belki de insanın kendi iç yolculuğunda daha anlamlı adımlar atmasına yardımcı olacaktır.

16 Yorum

  1. Doğan Doğan

    İstimlak kaçakçılığı kişinin kendi kullanımı için kaçak eşyayı ülkeye sokması, istihlak kaçakçılığı ise yine kişinin kendi tüketimi için kaçak eşyayı ülkeye sokmasıdır . Aşağıda da görüleceği üzere istimal ve istihlak kaçakçılığı katalog suçlardan olmaması nedeniyle personellerin meslek hayatına etki etmemektedir. (ﺍﺳﺘﻬﻼﻙ) i. (Ar.

    • admin admin

      Doğan! Sevgili dostum, değerli katkınızı aldığımda yazımın eksik kalan yönlerini görme şansı buldum ve bu sayede metin daha bütünlüklü, daha ikna edici ve daha güçlü bir akademik çerçeveye kavuştu.

  2. Irmak Irmak

    Dımışkı , Şamlı anlamına gelirken Dımışkılı, kabilenin Şam civarından göçüne atıfta bulunarak “Şamlılara sahip” anlamına gelir. Dımışkı , Şamlı anlamına gelirken Dımışkılı, kabilenin Şam civarından göçüne atıfta bulunarak “Şamlılara sahip” anlamına gelir. Dımışkı , Şamlı anlamına gelirken Dımışkılı, kabilenin Şam civarından göçüne atıfta bulunarak “Şamlılara sahip” anlamına gelir.

    • admin admin

      Irmak! Önerilerinizden bazılarını benimsemiyorum ama katkınız için teşekkürler.

  3. Taylan Taylan

    İstihlâk-i Fenâî, kan ve bevil gibi necis maddenin temiz madde içerisinde kaybolması ve kendisinden eser kalmaması, insan kılından elde edilen proteinin diğer madde içinde kaybolması gibi. İstimlak kaçakçılığı kişinin kendi kullanımı için kaçak eşyayı ülkeye sokması, istihlak kaçakçılığı ise yine kişinin kendi tüketimi için kaçak eşyayı ülkeye sokmasıdır .

    • admin admin

      Taylan! Saygıdeğer dostum, sunduğunuz görüşler yazıya özgünlük kattı ve onu farklı kıldı.

  4. Gülşah Gülşah

    Cevap: İmam , cemaate namaz kıldıran kişi demektir. Mikail (baş melek) İbranice kökenli adı “Tanrı gibi kim var?” anlamına gelir. Mikail (baş melek) İbranice kökenli adı “Tanrı gibi kim var?” anlamına gelir. Mikail (Başmelek) | EBSCO Araştırma Başlangıçları EBSCO michael-archangel EBSCO michael-archangel Google tarafından çevrildi (English → Türkçe) · Orijinali göster Orijinali gizle Mikail (baş melek) İbranice kökenli adı “Tanrı gibi kim var?” anlamına gelir.

    • admin admin

      Gülşah!

      Katkınız yazının ciddiyetini artırdı.

  5. Doğan Doğan

    İstihlâk, bir maddenin diğer madde içerisinde kaybolması ve bunun neticesinde elde edilen necis veya temiz olmayı ifade ederken, istihâle bir maddenin tek başına olduğu halden başka bir hale dönüşümünü ifade etmektedir. İstihâle, necis veya haram bir maddenin yapı değişimine uğrayarak temiz (tâhir) veya helal hale gelmesidir . Bu dönüşüm yapı değişikliği veya kimyasal değişimler şeklinde olmaktadır. Helal gıda araştırmalarında günümüz fıkıh problemi olarak istihale ve …

    • admin admin

      Doğan!

      Önerileriniz yazının mesajını güçlendirdi.

  6. Figen Figen

    Hâl Değişme (İstihale) Yolu ile Temizleme: Pis olan bir madde, temiz olan bir madde haline dönüşürse temiz olur. Örnek: Bir merkep veya bir domuz, diri veya ölü olarak tuzlaya düşüp de tuz haline gelse temiz sayılır . Sözlükte “ bir nesnenin önceki durumundan başka bir duruma dönüşmesi ” anlamındaki istihâle, fıkıh terimi olarak “dinen pis (necis) sayılan bir maddenin uğradığı değişimden sonra temiz (tâhir) hale gelmesi” anlamında kullanılır.

    • admin admin

      Figen!

      Yorumlarınız yazının ifade gücünü geliştirdi.

  7. İnci İnci

    Şarabın sirkeye dönüşmesi, içine pislik düşen yağ ve bal gibi gıda maddelerinin ateşte kaynatmak gibi yollarla temizlenmesi mümkündür. Ancak bunun yine de laboratuvar tahlilinin yapılması uygun olur. İstihale olayı da, haramı ve necis olanı helal ve temiz kılma yollarından biridir . Hanbelîler’e göre de hülle niyeti veya hülle şartıyla yapılan nikâh akdi dinen haram, hukuken bâtıldır .

    • admin admin

      İnci!

      Sevgili katkı sağlayan kişi, fikirleriniz yazının bütünlüğünü güçlendirdi ve daha dengeli bir yapı sundu.

  8. Mihriban Mihriban

    İstihlâk-i Fenâî, kan ve bevil gibi necis maddenin temiz madde içerisinde kaybolması ve kendisinden eser kalmaması, insan kılından elde edilen proteinin diğer madde içinde kaybolması gibi. Bir kimsenin mülkiyet ya da zilyedliğinde bulunan mal üzerinde bir başkasının mülkiyet hakkının sabit olması anlamında hukuk terimi. Satılan malda üçüncü bir şahsın hak iddia etmesi durumunda alıcının ödediği bedeli geri alabilmesinin garanti edilmesi anlamında kullanılan bir fıkıh terimi.

    • admin admin

      Mihriban! Saygıdeğer yorumlarınız sayesinde yazının mantıksal akışı güçlendi ve anlatımı daha açık bir hale geldi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
ilbet mobil giriş